AGD MEKKE BASIN ACIKLAMASI

0
76 views

Miladi takvimle 2019 yılını birkaç gün sonra geride bırakacağız ancak
unutmamamız gereken olaylar var.
Suriye’de iç savaş dokuzuncu yılını bitirmek üzere. Filistin toprakları 100
yılı aşkındır işgal altında ve o topraklarda 70 yıldır işgalci İsrail. Yemen’de
acımasız bir iç savaş devam ediyor, sadece bombalar değil açlık ve
salgınlarda binlerce çocuğun ölüm nedeni. Libya’da sular durulmuş değil.
Doğu Türkistan Müslümanlarına yönelik baskılar devam ediyor.
Nijerya’dan Somali’ye Müslümanların yaşadığı birçok Afrika ülkesinde
çatışmalar nedeniyle kırsal alanlar boşalmış, yüz binlerce insan toplama
kamplarında yaşıyor.
Diğer taraftan 7 milyar 600 milyon insanın yaşadığı bu gezegenimizde her
5 saniyede bir 1 çocuk açlık nedeniyle ölüyor. Her 4 saniyede 1 bir insan
mülteci pozisyonuna düşüyor. Son 5 yıl içerisinde on binlerce insan
Akdeniz’i aşmaya çalışırken yaşamını yitirdi. Avrupa’ya ulaşan çocuklardan
on binlercesi kayıp, bir o kadarı da haz köleleri olarak kullanılıyor. Her
gece 800 milyondan fazla insan aç yatıyor. Yaklaşık 1 buçuk milyar insan
sağlıklı içme suyundan mahrum ve 2 milyar insanın yoksulluk sınırının
altında hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Emperyalist güçler tüm bunlar olurken hem kendi ülkelerinde hem de
sömürdükleri birçok ülkede insanları farklı şekillerde uyutup uyuşturarak
kitleleri duyarsızlaştırıyorlar ve hakikati örtbas ediyorlar.
Dünyanın birçok yerinde insanlar savaşların ve çatışmaların gölgesinde
yaşam mücadelesi verirken, emperyalizm eğlence sektörünün renkli
ışıklarıyla geniş kitlelerin gözlerini boyuyor.
Kitlesel göz boyamanın enstrümanlarından biri de hazırlıkları günler
öncesinden başlayan yılbaşı gecesi eğlenceleridir.
Biz yılbaşı gecesi eğlencesi adı altında tüm dünya halklarına çirkinliklerin
ve kötülüklerin dayatılmasına karşı tavır almanın gerekliliğine ve
doğruluğuna inanıyoruz.

Milli Piyango adı verilen oyunla kitlelerin kumarla buluşturulmasını
sağlayan, her türlü kötülüğe giden yolları açan, birçok gencin çeşitli
bağımlılıklara yakalanmasına sebep olan, birçok insanda iffet duygusunu
zedeleyen her türlü eğlence anlayışını reddediyoruz.
Kalplerdeki merhameti körelten, vicdan duygusunu ortadan kaldıran,
insanları şehirlerin en orta yerlerinde her türlü ahlaksızlığı yapmaya sevk
eden Yılbaşı kutlamalarına karşı tepki koymanın her erdem sahibi insanın
görevi olduğunu da düşünüyoruz.
Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda İstanbul’a gelip Boğaz’a demirleyen
İngiliz Savaş Gemilerinden İstanbul ahalisine bedava dağıtılan alkol yeni
dönemde işgalin ve sömürünün nasıl sürdürüleceğinin bir göstergesi
olmuştur.
Biz yılbaşı kutlamalarının bu ülkenin emperyalizm tarafından
sömürülmesine hizmet eden vasıtalardan biri olarak görüyoruz.
Alkol müptelası haline getirilen bir nesil sağlıklı düşünme ve sömürüye
karşı direnme vasfını kaybediyor.
Bu gecenin yılbaşı çekilişi gibi değişik organizasyonlarla Milli Eğitim
Bakanlığı’na ait okullarda öğretmenler vasıtasıyla körpe dimağlara
aşılanmasını ise kabul edilemez buluyoruz.
Aynı şekilde devlet eli yürütülen şans oyunlarının toplumda telafisi
mümkün olmayan bir yozlaşmaya yol açtığını görüyoruz.
Bizler Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak 31 Aralık Salı gününü 1
Ocak çarşamba gününe bağlayan gece 81 şubemizde yaklaşık 600 kadar
noktada Mekke’nin Fethi Programı düzenleyeceğiz.
Bilindiği üzere yeryüzünün ilk binası Kâbe’nin bulunduğu şehir olan Mekke
İslam Ordularınca 1 Ocak 630 tarihinde fethedilmiştir. Biz bu programları
düzenlerken fethin hicri ya da miladi yıldönümünü ya da fethin
kronolojisini konuşmadan ziyade fetih ruhunu kuşanmanın derdindeyiz.

Ayrıca biz, İstanbul’un Fethini Diyarbakır’a, Diyarbakır’ın Fethini Kudüs’e,
Kudüs’ün Fethini Mekke’ye ve Mekke’nin Fethi’ni de vahyin insanlığa olan
çağrısına bağlamayan her anlayışın eksik olduğunu düşünüyoruz.
Kaosun, sömürünün, çatışma ve savaşların yaşandığı dünyamızın her
zamankinden daha fazla fetih ruhuna ve anlayışına ihtiyacı vardır. Fetih
kavramı da anlamından saptırılmaya çalışılsa da biz hem kavramlarımıza
hem de bu kavramların bize yüklediği sorumluluklara sahip çıkmaya
devam edeceğiz.
Fetih, bir beldenin ve o beldede yaşayan insanların dimağlarının İslam’a
açılmasıdır. Fetih, küfrün karanlığının Kelam-ı Kadim’in berraklığıyla
silinmesidir. Fetih, sonradan olma ilahlara reddiyedir. Fetih, insanların
temel hak ve özgürlüklerini gasp eden zulüm düzeninden adil bir düzene
geçen yolun açılmasıdır.
Fetih; insanın, toplumun ve doğanın, sevgiyle, merhametle ve adaletle
buluşmasıdır. Fetih insan olmanın, halife kılınmanın, dağların
yüklenmekten çekindiği bir yükü omuzlamanın ve kulluk sözü vermenin
gereğidir. Fetih sadece hakkın hâkimiyeti için çıkılan bir seferin sonucu
değil; bilakis o sefere çıkabilme dirayetidir.
Fetih işgal değildir. Fetih bir ırkın diğer ırkı tarumar etmesi değildir, bir
bölgenin halkının diğer bölge halkını sömürmesi değildir, insanların inanç
ve düşüncülerini zorla değiştirme değildir. Enerji kaynaklarını, yer altı yer
üstü zenginliklerin ele geçirmek için savaşanlar, insanları imha etmek için
savaşanlar bunu anlayamaz.
Biz Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak bu coğrafyanın harcının
İslam olduğuna, bu toprakları bize yurt yapan anlayışın fetih ruhu
olduğuna inanıyoruz. İnsanımız kültür emperyalizminin yanında değil fetih
ruhunun yanında durmaya çağıyoruz.
31 Aralık Salı günü saat 19:30 da tüm halkımızı çocukları ile birlikte Adnan
Menderes Kapalı Spor Salonu’nda düzenleyeceğimiz Mekke’nin Fethi ve
Kuran Ziyafeti Programına davet ediyoruz.

Anadolu Gençlik Derneği
Adana Şube Başkanı
Enes BEYAZ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here