Sözün gücü

0
138

Sözün gücü

İnsanoğlu hayatında ne çekiyorsa dilinden çeker. Düşünmeden kullandığımız sözlerimiz, istemesek de bazen karşımızdakini kırar, incitir. Niyetimiz öyle olmasa bile bazen aşağılamış, ötekileştirmiş ya da eleştirmiş konuma düşeriz. Çünkü söz ağızdan bir kez çıkar ve bezen de niyetimiz dışında bir ok misali saplanır muhatabının yüreğine. Birini üzmüş oluruz, ya da kimi zaman da aynı şeye maruz kalıp üzülen biz oluruz.

Bir yandan da insanın en büyük silahı kullandığı sözleridir.Birini etkilemek, ikna etmek, bir konuda fikrini değiştirmek istediğimizde sözlerimizle bunu yaparız. Aslında sözlerimizin özünde de kalbimizden geçen duygular, düşünceler yani hissiyatımız yatar. Kalp temizse dilden güzellikler ortaya çıkar; kalp kirli ve yağ bağlamışsa da bunun tersi olur.

Sözlerimiz kendimize ve diğer insanlara şifa olsun; kulaklarda, gönüllerde hoş kalsın, insanlığa iyi hizmet etsin ve hayır duaları alan insanlar olmamıza vesile olsun inşallah.

Dünyaya geldiğimiz andan, insan olma serüvenimizdeki yolculuğumuzda en temelde öğrenmemiz gereken şey belki de tatlı dilli olmaktır. Tatlı dil hayatımızı kolaylaştırır, şükrü çoğaltır ve çok hayra vesile olur. ‘’Ne yaparsam yapayım sözlerimi sinirden seçemeden savuruyor, sonra da pişman oluyorum, öfkem beni yakıyor’’ deyip hayıflanmaktansa sakinliği nasıl elde ederim, karşımdaki insanı nasıl daha iyi dinlerim, ne anlatmak istediğine nasıl odaklanırım diye düşünebilmek ve kendi merkezimizde kalmanın nasıl olabileceğine konsantre olmak yararlı olacaktır. Eğer kendimizi durup düşünceye açarak, yöntem aramaya başlarsak elbet Yaradan da bize yardımcı olur.

Hali hazırda zaten esasında insanın ilk önce kendisiyle olan iletişiminin iyi olması gerekir. Hayatımız boyunca en uzun ilişkimiz kendimizle. Yani kendimize uzun vadeli yatırım yapmak, kendimizle anlaşma yapmak bir nevi geleceğimizin sigortasıdır. Ne yazık ki günümüz şartlarında okullarda bu konulara hiç değinilmiyor. Önce kendi iç sesimize kulak vermeyi, kalbimizin sesini dinlemeyi öğrenemeden geleceğimize yön çizmeye çalışıyoruz. Yine de öğrenmek için hiçbir zaman geç olmadığı için, yaşımız kaç olursa olsun, halen vaktimiz varken bir yerden başlayabilir; önce kendimizi dinlemeyi, anlamayı öğrenir; kendimizle barışır ve böylece de karşı tarafla olan, çevremizdekilerle olan iletişimimizi dönüştürebiliriz. Bunu başarabildiğimizde de hayatımız kolaylaşır, iletişimimiz kaliteli bir hal alır, daha huzurlu, dengede ve daha başarılı bir birey oluruz.

Sözün ruhsal anlamda da etkisi çok yüksektir. Çünkü sesin frekansı vardır. Sözün büyü olması da esasında buraya dayanır.  Her insan sözleriyle ve niyetiyle aslen bir büyücüdür. Sözlerimizle kendimize ve diğer insanlara büyü yapabilir ya da onu büyüden kurtarabiliriz. ‘’Söz havada kalır’’ denir. Ancak bir yandan da yerin kulağı vardır ve ne söylediğimize her an dikkat edilmesi gerekir. Çünkü söylenen her şeyin hemen sihir etkisi hasıl olur. Bazen bilerek bazen bilmeyerek sürekli tekrarlarla kendimizi ya da karşımızdakini ya ferahlatır ya da öldürürüz. Söylediğimiz bir sözle bir insana ilham verebiliriz ya da bir kişinin bedbaht olmasına neden olabiliriz. İki ucu keskin bıçak misalidir bu; yani seçimlerimizle yaşıyoruz ve sözlerimizle dünyamızı şekillendiriyoruz. Boğaz neden 9 düğümdür? Bir kelam etmeden evvel 9 kere düşünmek gerekli olduğu için olabilir mi? Zaten iyi dinleyiciler olsak kalbimizin sesine kulak verir; kimseyi kırmaz üzmeyiz. Düzgün konuşmalıyız, sözlerimize itina göstermeliyiz. İyi konuşabilmenin yolu da iyi dinlemekten geçer, bunu unutmamalıyız.  Yaradan bize iyi dinlemek için iki kulak, konuşmak içinse yalnızca bir ağız vermiş.

Dilimizden dökülen kem söz kara büyü gibidir. Danışanlarım kara büyünün ne olduğunu, nasıl yapıldığını soruyor sık sık. Kara büyü lanet okumak,dedikodu yapmak, negatif ve yersiz eleştiriler yapmak, nefretle tiksintiyle konuşmaktır. Kendi auramızı, kendi enerji alanlarımızı bizzat kendimiz karaya bürür, meridyenlerimizi ve çakralarımızı özetle hayatımızı bizzat kendimiz kem sözle kilitlemiş oluruz. Kara büyü bu kadar basittir.

Peki ak büyü nedir ve nasıl yapılır? Tatlı dilli olmak,hoş görülü, güler yüzlü olmak, nazik, kibar, zarif olmak, yaptığı her işe sevgiyle yaklaşmak, iyi kalpli olmak, hayır dua etmek ak büyüdür. Hayat niyetimize göre şekil alır. Hangi frekansı yaşarsak, o frekanstaki insanları kendimize çeker, o frekans seviyesinde yaşanabilecek olaylara denk gelir, o frekansın gerçekliğinde hayatı algılamaya başlarız. Böylece hayat bizim baktığımız yönde, baktığımız biçimde şekillenir. Sözlerimiz niyetimiz kendi gerçeğimiz oluverir.

Yargılamalarımızı,suçlamalarımızı bırakarak niyetlerimizi değiştirmekle ve sözümüze sahip çıkmayı öğrenmekle işe başlayabiliriz. Hepimizin yolu açık olsun. Sevgiyle…

Fatma CAN

Danışman

fatmacan.wordpress.com

fatmacaneft@gmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here